Malum bize internet heryerde lazım, Pda’lar, Ipad veya Iphone’larda bir yere kadar iş görebiliyoruz, Notebooklarımızda kullanmak üzere bir 3G bağlantısı gerekiyor, daha önceleri Turkcell kullandım, hp compaq mininote ile, gayet güzeldi. Sözleşmesi bitince iptal ettim, yenilemedim.
Bugün malum artık yazda geldi, sağa sola kaçarız diye yine 3G lazım düşüncesiyle, AVEA almayı düşündüm, araştırdım okudum baktım, internetteki yorumlar olumsuz genelde, korkmadım değil, müşteri hizmetleriyle görüşerek sık bulunduğum lokasyonlarda 3G şebekesinin olup olmadığını sordum, verdiğim adresler kontrol edildi ve o lokasyonlarda kullanabileceğim söylendi.
Avea bayisinden derhal faturalı Jet’imi aldım, gerekli kurulumları yaptım. Evin içerisinde ki, buradaki evlerin birbirine uzaklığı sadece aradaki sokak kadar, bu kadar dolu bir yerde çekmez diye düşündüm. Çekmesede birşey demiyecektim, hülasa Turkcell bu noktada çekiyordu ve 24 ay bir fiil kullandım. Neyse gelelim sonuca; bir hız testi yapalım dedim;
Hız testi sonuçları tatminkar, sizinle de paylaşayım;

7.2 Mbps hıza ulaşabilen bu modem, an itibariyle 4.63 Mbit download, 3.11 Mbit upload gösteriyor. Bu bağlantı için harika değerler diyebiliriz. Fiyatı da oldukça makul olan Avea Jet modemi an itibariyle öneriyorum. Dileyenler önce müşteri hizmetlerinden kapsama alanını sorsun ve sonrasında gidip Jet’ini alsın. Offline offf demesin 
(Upload hızı biraz saçma, asimetrik bağlantı olan cihazda 7/1 olması gerekirken 3.11 veriyor hız limiti mi yok veya başka bir sebepden mi ayrıca test etmek gerekiyor).
Bugünlerde Piyasada oldukça fazla dillenir oldu Cloud Computing, Bulut bilişim. Bu noktada oldukça karmaşıklık var, yazımı okursanız bu noktada net bilgi elde edebilirsiniz;
Vmware, Xen, Hyper-V gibi sanallaştırma yazılımları kullanarak, Bir tarafta CPU ve RAM içeren donanımlar 2 yada 4 cpu, 64 – 128 GB Ram, diğer tarafta NAS (SAN) Storage serverlar, bu storageler düşündüğünüz gibi disk dolu makineler.
— CLOUD BUNUN NERESİNDE?
Bakın Cloud Türkiye çok çarpıtılıyor. Cloud dediğiniz sistem bir uygulamanın lokal bir sunucuda değil, internet üzerindeki bir sunucuda çalışmasıdır. Bizdekiler ağdalı dilleri çok sevdiğinden Cloud olarak VDS serveri nitelendirmektedir!
— TÜRKİYE’DE CLOUD
Bunu derseniz yanılırız, Türkiye’de sanallaştırma yapılıyor. Kimisi harici storage, kimisi dahili storage kullanıyor. Cloud diyerek aslında adı VDS (Virtual Dedicated Server) olan hizmeti sunuyorlar.
— GERÇEK CLOUD;
Google Docs, Flickr, Apple MobileMe, Ubuntu One gibi.. İşinizi online ortamda güçlübilgisayarlarda yapıyorsanız bu bir BULUT’dur.
— CLOUD İÇİN ÖRNEK:
Muhasebe ofisiniz var, ofiste 1 server var, dandik.
– Progamınıza uzaktan, yazlıktan, evden, arabadan vs. erişmek istiyorsunuz
– Server donanımı pahalı oluyor sürekli yenileyemiyorsunuz
– Server bakım ve sorunlarıyla ilgilenmek istemiyorsunuz
– vs. sıralanabilir
Bir tane VDS alırsınız, uygulamanızı yüklersiniz, uygulamanızın özelliklerine göre, bir application üzerinden veya web browseri üzerinden veya mobil cihazlardan bağlanır işinizi Dünyanın neresinde olursanız olun görebilirsiniz, kaynak yetmediğinde arttırabilirsiniz.
:: SONUÇ
Bu bağlamda Cloud, Bulut gibi ağdalı dille anlatılan sistemler çok iyidir, ancak Türkiye’de ki firmalar VDS/VPS Server olarak vermektedir. Cloud dediğiniz sistem bir sunucudur, vds’dir, vps’dir. Kaynağı anında artırılabilen sistemdir.
Cloud sunucunuz olsun istiyorsanız gidin istediğiniz firmadan VDS server alın uygulamanızıyükleyin çalıştırın.
Bu kadar açık ve net.
Günlerdir haberlerde okuyorum, Toyota fren sistemi olan araçları ABD’de geri çağırıyor, bizim medyamızda ise nerdeyse “toyota boktan”, toyota kaka” almayın der gibi üzerine gidiyor, ne kadar biçimsiz, angut medya var şaşıyorum, sanıyorum ki toyota’nın dünya otomobil devi olmasını yediremeyen “general motors” grubu çamur attırıyor!
Kalitesiz medyam, yazdıklarımı okuyunda az bilginiz olsun at gözlüklerinizi çıkarın!
1) Toyota Dünya’nın EN BÜYÜK otomotiv üreticisidir. (Buna aklınıza gelen tüm markalar dahildir, bmw, mercedes, renault vb.)
2) Toyota, Dünya’nın her yerinde lokalize edilmiş üretim yapıyor, hatta öyleki mesela bizim adını bile bilmediğimiz “hiç duymadığımız” çok farklı ülkelere göre özel üretilmiş “toyota modelleri” mevcut!
3) Toyota ABD fabrikasındaki bir sistem hatasının aynı anda Türkiye’de olacağı anlamına gelmez, ancak, üretim eğitimleri, ar-ge vb. ortak yapılıyorsa bu hata Türkiye’deki araçlarda da olabilir.
4) Toyota kullanıcılarına hatta kendinize bile sorun, ki ben çok araştırıyorum “toyota” diyince “o araba beş para etmez alma” , “boktan araba alma” diyeninizi görmedim! Ama mesela “hyundai” , “opel” , “fiat”, “renault” için geçerli değil öyle değilmi sizce de?
5) Eğer bir marka hatalı üretimde araçları çağırıyorsa, buna çoook sevinmemiz gerekmiyor mu? “can kaybı olmasın”, “araçlarımızdan müşterilerimiz memnun olsun” , “markamıza zeval gelmesin” gibi KALİTE’sini korumaya çalışırken, eline bir koz geçirmiş gibi toyota’ya demekdiklerini bırakmayan medyada yazarlarının elinde sadece “bir koz var” var o kozu oynuyorlar.
Bugün siz sanıyormusunuzki, sadece “toyota” da üretim hatası varda çağırıyorlar? Buna inanıyormusunuz, bugün PEUGEOT full arızalı serilerini unutmayalım! elektronik aksam arızaları, “hyundai” lere ne demeli ? sayamadığım bir çok markada üretim hatası var, ve bu markalarında bu araçları çağıracak güçleri ve güvenleri yok ? Neden kısa cevap “satış korkusu”, geri çağırırsak “tüm dünya kalitesiz araç ürettiğimizi düşünecek” diyorlar.
Eğer bugün Toyota veya başka bir firma araçlarını geri çağırıp onarımı yapıyorsa, kullanıcının yararınadır.

Oturduğum evde merkezi sistem turksat yayını var, bir anda yayın gidince hiç uğraşmadan gidip digiturk abonesi olayım hemde arada lig tv izlerim dedim, olay böyle başladı, ilk etapta oldukça iyi bir müşteri memnuniyeti sağlamak için 10 dakikada kuruluma geldiler çalıştırıp gittiler. Buraya kadar normal.
Fakat ne zaman yağmur yağsa, rüzgar olsa yayın gidiyor, verdikleri salak bir dcr marka cihaz var, tam bir yazılım faciası, açılıp kapanırken dakikalarda bekletiyor ve elektrik gidip gelirse eğer bayağı bir bekleterek cihazı parçalama noktasına kadar getiriyor.
Geçenlerde binada bir anda ortak digiturk yayını gitti, servisten 2 tane arkadaş geldi, çatıya çıktılar ilk önce LNB bozulmuş diye LNB kaktıracaklardı, fakat dedim kolay kolay LNB bozulmaz arkadaş bir kontrol et vs. yüklenince anladı durumu, baktı ki ben uyanığım ölçtü felan, konnektörde bir problem olmuş dedi ve bağladı çalıştı.
Tam fenerbahçe maçına 15 dk kala hooop yayın gitti, E58: Sinyal yok, başımın belası hata, aldım takım çantamı çıktım çatıya söktüm tekrar yaptım neyse bir süre devam etti yayın gece saat 1:30 gibi disko kralına bakınıyordum hoop tekrar gitti yayın.
Bu arada 12. aya kadar toplamda 60 TL olan lig tv paketi için 2. kez 60 TL faturama yansıtmışlar onun için ekstradan müşteri hizmetlerini arayıp bilgi istedim, ses kayıtlarını dinleyelim ona göre gerekeni yapalım diye bir cevap aldım. Bakalım ne gibi açıklamaları olacak.
Anten kuruyorlar beceriksizler, hafif rüzgarda, yağmurda yayınlar gidiyor, anten kuruyorlar bağlantıları adam akıllı yapamıyor, arıyorsun yapamadın arkadaş yayınımız yok diyorsun “20 TL” servis ücreti var, ulan iyi hoşta, işi yapamadınki benim suçum nedir?
Sevgili okuyucular, bu yazımı okuduysanız eğer bir dost tavsiyesi olarak DİGİTURK almayın yeter artık bıktım gına geldi ya, ben turksat antenimde bu kadar problem yaşamamıştım, geri verin bana turksat antenimi yahu, para ödediğimiz hizmette rezil rüsva olduk.
Aralık 13th, 2009 in
Şikayet | tags:
digiturk,
digiturk almak istiyorum,
digiturk anten,
digiturk anten problemleri,
digiturk hakkında,
digiturk kalitesi,
digiturk müşteri hizmetleri,
digiturk problemleri,
digiturk servis problemleri,
digiturk sorunları,
dijiturk |
1 Yorum

Bugün (16/10/09) bir aile ferdimizin yeni evine telefon hattı başvurusu için önce Türk Telekom’un web sitesine giriş yapıp “başvurmayı” denedim bilgileri yazdıktan sonra “kullanıcı adı / parola” istedi, bunlar yok, en yakın telekom ofisinden alırsın diyor, baştan uyarsana yarım saat uğraştık formu doldurmak için.
Sonra 444 1 444 dedikleri ne kadar niteliksiz personel varsa, görgüden saygıdan yoksun müşteri temsilcisi varsa toplamışlar, bende yanlışlıkla aradım… bir taraftan bana bilgiler msn üzerinden geliyor bende telefonda ki o “SİBEL” adında birine aktarıyorum, bilgiler 30 sn gecikmeli geliyor o soruyor bende 30 sn - 45 sn arasında cevap veriyorum ve en sonunda “sizi mi bekleyeceğim” deyince benim kayış attı kafa kırmaya başladı güzelce bir yüksek sesle “bekleyeceksin tabi, ben müşteri olmak için aradım ve sana bilgi aktarıyorum, hattın sahibi ben değilim, bilgileri soruyorum ve söylüyorlar vb… ” bayağı bir bağırdım, hak ettide sonra “böyle konuşursanız, çağrıyı sonlandıracam felan” dedim sonlandır kızdım yine, o da kapattı.
Sonra tekrar 444 1 444′ ü aradım, ve bu sefer müşteri temsilcisine anlattım durumu yetkili biri kayıt detaylarını istedi ve şikayetçi oldum. tam 35 dakika’da 1 tane sabit telefon hattı başvurusunda bulunduk.
Nedenmi kaynaklanıyor, tamamen müşteri temsilcisinden 30 sn bekledi, “ben sizi mi bekleyeceğim diyor” zaten bunun için maaş alıyorsun kimi bekleyeceksin ? Böyle dangalak bir soru olabilir mi?
Türk Telekomun zayıflıkları
- İnternetten kısa bir şekilde form ile başvurular alınabilir.
- Müşteri temsilcisine gerekli terbiye verilebilir
- 444 1 444 ararken neden sürekli para yazıyor ?
Turkcell Platinum müşteri hizmetlerini arıyorum ilgi alaka harika, dost gibi yaklaşıyorlar yıkama yağlama yok, işi çözmek için efendi efendi çalışıyorlar, Türk Telekom’a kayıtlı 10 tane den fazla hizmetim var çuvalla para veriyorum yıllardır, fakat karşıma çıkan müşteri temsilcisine bakın.
Türk Telekomda ilgi alaka SIFIR. Hizmette sorun yok, telefon kesilmiyor, ADSL, Metro Ethernet altyapısı iyi ama, bu Türk Telekom’u her aradığımda bir problem oluyor!
- Metro Ethernet için Acıbadem müdürlüğü aradık, tam 50 tane numara denedim yarısına ulaştım bilgi sahibi değil, işten anlamıyor, yarısına ulaşamadım, ya ben hizmet almak için arıyorum siz dalga geçer gibi müşteri temsilcileri koyuyorsunuz.
İnşallah seninde Alternatif’in çıkacak TÜRK TELEKOM, o zaman bende tüm hizmetlerimi o firmaya aktaracağım. Seninle uğraşamam artık!
444 1 444 ararsın “Metro Ethernet” sorarsın bilmez
444 1 444 ararsın “Telefonu farklı bölgeye nakil” sorarsın, bölge telekomun numarasını verir, 1 saat ararsın açan yok!
444 1 444 ararsın Yeni Hat Başvurusu yapmak istersin, müşteri temsilcisi azarlar seni “sizi bekleyemem der”
Bölge santraline gidersin, METRO ETHERNET sorarsın 2 tane vatandaş çıkar ordan 55 yaşında var ama nasıl oluyor bende bilmiyorum, kaç para derim ? bilmez
Acıbadem Telekom’u ararsın Metro Ethernet sormaya, 50 telefon numarası denersin karşında muhatap yok
IP Almak istersin IPG grubuna mail atarsın 3 yıl sonra cevap verirler
Sana soruyorum TELEKOM, neden Varsın ?
Magazin haberlerine yer vermediğinden ötürü güncel haberleri haber7.com’dan takip etmekteyim. Fakat son zamanlarda işe aldıkları bir editör’ün Türkçe’si ve imlası bozuk veya klavyesinde bir sorun var. Haber içerikleri, üst manşetteki gösterseller hep hatalı hep hatalı.
Milyon ziyaretçisi olan bir haber sitesi için vahim bir durum. Bende bulduğum hataları ekliyorum
Ergenekon davasının adımı değişti? yoksa yeni bir dava daha mı açıldı 


Üniversiteliler, Üniversitliler oldu..

Bu yazıyı yayınlamadan evvel, sitelerindeki iletişim formunu doldurdum, ve tam “Eskişehir” hatalı kelimesini print screen ederken, UEFA’yı fark edip düzelttiler. Ama Eskişehir hala revizyona uğramadı

Geçen düşündümde ülkemizde bayağı bir şehir gezmişim, kısaca özetleyeyim
Ankara / Bolu / Kastamonu / Sivas / Tokat / Malatya / Gaziantep / Şanlıurfa / Mersin / Adana / Kütahya / İzmir
Balıkesir / Bursa / Manisa / Konya / Karaman / Yalova / Aydın / Muğla / Çorum / Adıyaman / Amasya / Eskişehir
ilerde bu liste uzar gider, bende bu keşif merakı varken
Ağustos 8th, 2009 in
Kişisel |
3 Yorum
Bu sene tatilimi geçirmek için eşimle beraber Muğla-Datça’ya gitmeyi düşündük, velhasıl kelam, 12 saatlik yol olmasından dolayı arabayla gitmek istemedim, zaten 1 hafta tatil yapacağım 2-3 günü yol yorgunu olmak istemedim.
Bu düşüncenin sonunda kamil koç’dan bilet baktım seferler full dolu, ne yapam dedim, Varan turizm aklıma geldi dedim kaliteli olsun felan, fakat 95 TL kişi başı fiyatı var, yemek vs. ikramları iyiymiş felan zart zurt. 1-2 numaralı koltuklar da boşmuş aldım 1-2 numaralı koltuğu 95 TL x 2 = 190 TL ödeyerek.
Eskihisar feribota gidene kara 1 adet eti form + 1 çay ulan dedik neyse aperatif heralde, feribot geldi geçti vs. susurluk tesislerinde bir ikram bekledim yok 2 tost + 2 ayran 12 tl geçirildi.
sabah 5 gibi izmir selcukda boktan bir tesislere geldik biraz durdu, gittim redbull aldım uykusuzdum, 4 liradan redbulları geçirdiler. kahvaltı servisimiz başlayacak anonsu geldi, otobüse saat 6:30 - 7:00 arası kahvaltı verecekler ulan dedim tamam işte şimdi VARAN kalitesi ortaya çıkacak, aydın yolundayız otobüs gidiyor, 20 gr’lık reçel, 1 adet karper peynir, 20 gr’lik yağ, 2 dilim ekmek, 1 adet çay şaşırdım beğenmedim.
Gece yolculuğu boyunca oldukça susadım, ama maalesef host bey efendi host koltuğunda horlayarak uyuduğundan 1 bardak suyu ancak 4 saat bekledikten sonra aldım, suyu verirkende nerdeyse para isteyecekti!!
Varan Turizm : 95 TL > Neyi var, hiç bir numarası yok, resmen adıyla kazıklıyor!!
Kamil Koç : 70 TL > Makul fiyat, aynı ikramları yaptılar. Tesisleri Varan’a göre daha temiz az biraz daha ucuz.Yastık hizmetleri yok, fakat host’dan istedim, gitti kendi yastığını getirdi, tertemiz hemde yeni yıkanmış.
Yanı sıra,
Varan turizm’de : 2 şöför + 1 host
Kamil Koç : 2 şöför + 1 host + 1 muavin araçta görev yapıyor, bagajıyla vs. muavin ilgileniyor.
Üniversite öğrenciliğim boyunca kamil koç’u tercih etmişimdir, işte bir kere bilet bulamadım kamil koç’dan VARAN’ı test etme şansı buldum, sonuç olaran VARAN TURİZM = Kazık, başka hiç bir şeyi yok.
Sonuç olarak Kamil KOÇ’dan vazgeçmemek lazımmış.
26 Temmuz itibariyle bir kaç günlüğüne Muğla’ Datça’ da tatildeyim. Altınoluktan sonraki beğendiğim temiz ve bakir yerlerden biri datça, doğası, koyları, çarşısı, limanı, havası, badem ve balı ile görülesi gezilesi yerlerden. Bir süre tatilde olacağım anacağım görüşürüz.

Lavasoft Ad-Aware ile ömür tükettik, fakat çok fazla etkisi olmadığını da gördük. Geçenlerde eşimin laptopunda problem meydana geldi, sistem geri yükleme kapatılmış, güvenli mod açılmıyor vb. task manager’in ctrl + alt + delete ile açılması yetti :) ms-dos prompt’dan flashdiske girip “SuperAntiSpyware” yi kurdum ve zararlı Malware ve Spyware’leri olağan üstü başarıyla temizledi.
Benim laptopumda ise Spyware Terminator + ClamAV kuruluydu, üstüne SuperAntiSpyware kurdum ve “Spyware Terminator” ‘un hiç bir işe yaramadığını da böylelikle anlamış oldum.
SuperAntiSpyware + AVG Free Edition kullanınız, tavsiye edilir, güzel ikili oldular.
Temmuz 31st, 2009 in
Tavsiye |
2 Yorum